




|
|||
![]() |
KADIN'IN DERDİ BİTMEZ | ||
| FİLİZ’İN PENCERESİNDEN FİLİZ BAHÇIVAN | |||
| oz.turkhayathaber@gmail.com | |||
‘Bir zamanlar kadınların erkeklerden daha önemli olduğu anaerkil toplumlar’ bilgisi… Kadının;
doğurduğu için kutsal kabul edilmesi, soyun devamını sağladığının düşünülmesi, hatta ‘Ana
tanrıça’ denilerek heykellerinin yapılması vs. Sonra ne oldu da toplum, ‘Bir oğlumuz olsun,
soyumuzu devam ettirsin’ kıvamına geldi ilginç doğrusu! E hani kadının heykelini
dikiyordunuz, doğuruyordu, soyu devam ettiriyordu? Soy dediğimiz şey bu ikisinden biri
olmadan devam etmiyor işte, ikisi de aynı oranda gerekli, kadın ya da erkek…
HAYATIMIZ HEP ZOR OLDU
Neyse konumuz biyoloji ya da soy devamı olmadığı için şu ‘ana tanrıça’ya geri dönmek
istiyorum. Doğuruyor diye heykelinin yapıldığı günlerden bugüne kadının hayatı hep zor
olmuş. Kimi zaman erkek kişisi zorlaştırmış, kimi zaman başka bir kadın kişisi, kimi zaman
topyekün bir toplum. Bazen ise bizatihi kadının kendisi…
Ana tanrıçayı geçince ileride sağda, günümüzden elli sene önce de zordu kadın olmak.
Tarlada çapa, kenarda doğum yapıyor, bir Allah’ın kulu baby shower yapmıyor, bebesi doğdu
diye kimseye ağzında bebek taşıyan leylek magneti dağıtmıyor, çocuğuna safari temalı ilk yaş
doğum günü de hazırlamıyordu.
Doğumdan önce balon patlatıp sürpriz cinsiyet öğrenme partisi hazırlayamadığı gibi, erkek
doğurmadığı için türlü türlü eziyet görüyordu. Çeşmeden su taşıyor, derede çamaşır yıkıyor,
Norveçli balıkçılardan da, onların bir numaralı tercihi olan kremden de haberdar olmadığı için
elleri kaderi gibi çatlıyor, kuruyordu.
YAŞASA BİR TÜRLÜ ÖLSE BİR TÜRLÜ
Günümüz kadını derede çamaşır yıkamak, çeşmeden su taşımak zorunda değil! Hangi
deterjan markasının daha kaliteli olduğuna karar verebilirse bir tuşa basması
yeterli. Teknolojiyle birlikte değişen dünya; kadının birçok yükünü, bir tuşa dokunma
kolaylığına indirirken başka yükler yükledi sırtına. Yeni dünyanın modern ve kusursuz
kadınları olarak, hem güzel, hem akıllı, hem kariyer sahibi, aynı zamanda dekorasyon ve
moda uzmanı, iyi bir aşçı ve gurme, üstelik de süper bir anne ve harika bir eş olmaya
zorlanıyoruz adeta Kaynak: Kadın mı? O da ne? Günümüz kadını derede çamaşır yıkamak,
çeşmeden su taşımak zorunda değil! Hangi deterjan markasının daha kaliteli olduğuna karar
verebilirse bir tuşa basması yeterli. Teknolojiyle birlikte değişen dünya; kadının birçok
yükünü, bir tuşa dokunma kolaylığına indirirken başka yükler yükledi sırtına. Yeni dünyanın
modern ve kusursuz kadınları olarak, hem güzel, hem akıllı, hem kariyer sahibi, aynı zamanda
dekorasyon ve moda uzmanı, iyi bir aşçı ve gurme, üstelik de süper bir anne ve harika bir eş
olmaya zorlanıyoruz adeta .
Ortaçağ Avrupa’sında ‘Kadının ruhu var mı, şeytan mı, insan mı?’ diye tartışılıyordu. Çin
toplumunda ‘Duyguları tarafından yönetilen akılsız bir varlık’ olduğu düşünülen kadın; Hint
toplumunda, kocası ölünce, kocasıyla beraber canlı canlı yakılıyordu. İngiltere’de erkeklerin
eşlerini satabilme hakkı vardı. Budizm’in kurucusu Buda’nın başlangıçta kadınları dine kabul
etmediği söyleniyor. Aklı var mı ki, dini olsun diyordu herhalde. Cahiliye Arapları kız
çocuklarını diri diri gömüyordu vs… Yaşasan bir türlü, ölsen bir türlü.
FARKEDİLMEYEN YÜZBİNLER
Aradan yüzyıllar geçti… Ana tanrıçalığı değilse de birçok insani hakkını elde etti kadın. Kocası
öldü diye yaşamasına gerek olmadığına karar verilen, aynı anda doğduğu erkek bebek pahalı
kumaşlara sarılırken sırf kız çocuğu diye çaput parçalarına sarılan, mal gibi alınıp satılan
kadından; ‘Ne akılsızı, ne münasebet!’ denilen, istediği mesleği yapan, tek taşını kendi alan,
çocuğun da kariyerin de en iyisini yapan kadın bölümüne geçtik çok şükür! Geçtik geçmesine
de; ekip biçmeyi yani bugünkü adıyla tarımı keşfettiği için ‘Aman da başımızın tacı, toprak
anamız’ denilip toplumda saygın olan kadına, ‘Tarım da neymiş!’ diyerek hayvancılıkla kart
gösterenler bugün başka kartlarla sahnede maalesef. Kocası ölünce;
‘Kocası öldü bunun yaşamasına ne gerek var’ diyerek adamla beraber öldürülmüyor belki
ama bizzat o adamlar tarafından öldürülüyor! ‘Ruhu var mı, yok mu; insan mı, şeytan mı?’
diye tartışmıyor filozoflar ama bir insan olduğu bir ruhu olduğu görünmeyen, fark edilmeyen
yüz binlercesi var hala..
DERT BİTMİYOR
Kadının bir derdi bitiyor, diğeri başlıyor anlayacağınız… Doğuruyor ve soyun devamını sağlıyor
diye el üstünde tutulan kadından, kocasıyla beraber diri diri yakılan kadına; daha eline krem
sürmemiş, hayatı önce babasının sonra kocasının iki dudağı arasında olan kadından, ülkeler
yöneten kadına; şeytandır, cadıdır diye düşünülen kadından, icatlar, keşifler, büyük işler
yapan kadına; dünyanın bir ucunda tek bir fotoğrafı hatta bir adı bile olmayan kadından,
dijital dünyada kusursuz olmaya çalışan kadına; köy kadınından, beyaz yakalısına tüm
kadınların, kız kardeşlerimin kadınlar günün kutlarım..
|
|||
| Etiketler: KADIN'IN, DERDİ, BİTMEZ, | |||
|
Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.
Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.
